Anasayfam Yap | Favorilere Ekle | Künye | İletişim | Reklam

    Anasayfa

   Resim - Fotoğraf

    Sahne Sanatları
    Müzik - Konser
    Sinema - Tv
    Kültür - Edebiyat
    Tarih - Arkeoloji
    Tasarım - Mimari
    İnsan - Polemik
  ●  Bizden Haber
  ●  Yazarlar
  ●  Yasal Uyarı
  ●  Linkler

 

Bizi Facebook'tan Takip edin Bizi Twitter'den takip edin

 

Üye / Yazar Girişi

 Kullanıcı :

 Parola   :

  Kayıt Ol

 

 

Kuzgunun Rüyaları

ŞEHİR TİYATROLARI
İSTANBUL DEVLET TİYATROSU

  


 

 

 

 

 

 

ASMALIMESCİT ve DİĞER SEMTLERDEKİ SOKAK MASALARI YAŞAM TARZI

Hatırlanacağı üzere, temmuz ayı sonlarında aniden İstanbul Beyoğlu’nun eğlence denildiğinde ilk akla gelen yerlerinden olan Asmalımescit’te ‘masa kaldırma’ operasyonu yapılmış, içkili lokantaların belediyeye işgaliye ödeyerek koymuş oldukları sokak masaları henüz lokanta müşterileri otururken oldukça kaba bir şekilde müsadere edilerek belediye ekipleri tarafından kaldırılmıştı.

Beyoğlu Belediyesi tarafından operasyonlar sonrası yapılan yazılı açıklamada ise, “İlçemizde söz konusu kontrolsüz yol işgallerine yönelik belediyemizin yaptığı denetleme çalışmaları tamamiyle izinsiz olarak yapılan işgallere yöneliktir” denilmişti.

Sonrasında gerek esnaf, gerekse kamuoyundan bu yapılanlara tepki geldiğinde, mevzuat ve kamu yararı gerekçeleri ile olay savunmaya çalışıldıysa da, idrak sahipleri bu yapılanların şehirli yaşam tarzına, içki içilmesine karşı muhafazakar yönetimlerin bir icraatı olduğunu biliyorlardı.
İşte gerçekte hepimiz biliyoruz ki, dünyayı din çerçevesinden gören bir kesim var ve onlar; diğer insanların gülmesine, eğlenmesine ve hele içki içmelerine iyi gözle bakmıyorlar.
Yönetim onlar da olunca da, diğer kesimin onaylamadıkları bu yaşam tarzını ‘hangi kurallar, yasaklar koyarız da, nasıl engelleriz? ’ diye düşünmeye başladıkları görülüyor.
O dönemde belediye yönetimi bu düşünceyi red etmiş olsa da, geçenlerde belediye başkanı Misbah Demircan gazetecilere ‘Beyoğlunda ne eskisi gibi sokak partisi olacak, ne de in cin top oynayacak, ikisinin ortası olacak!’ diye beyanat verdiğinde, işte bu beyanat, yukarıdaki görüşümüzün ne kadar doğru olduğunu ispatlamaktadır.

Yönetim yiyip içip eğlenenleri, ‘parti yapanlar’ olarak görmekte ve onları böylece kategorilendirmektedir.
Bu ayrımcılıktır ve yanlıştır.
Şimdi bunları yazıyoruz ve biline ki, bizim Beyoğlu mekanları ile ekonomik bir bağlantımız, ilgimiz yoktur. O mekanlara gidip yemek yemişliğimiz de bir iki kereden fazla olmamıştır. Bunları kaleme almamdaki motif, yurtdışında bütün uygar büyük kentlerde sokak masalarının kent yaşamının bir bütünleyicisi olduğunu görmüş olmamdan, yaşadığım şehrin sosyo-kültürel açıdan fakirleşmesine üzüldüğüm sebepledir.

İnsanlar kapalı yerlerde oturmaktansa açık havanın keyfini çıkarıp oturmayı severler. Bu Roma’da da böyledir, Paris’te ve tüm Avrupa ve yaşam sevincinin olduğu bütün dünya şehirlerinde de böyledir. Soğuk İskandinav şehirlerinde bile biraz güneş açınca masalar dışarı taşınır, insanlar kahve veya biralarını içip keyif yaparlar.

Nedense o yörelerde kimse kimsenin yaşam tarzına, içki içip içmemesine karışmayı düşünmez. Esnaf kurallara saygılıdır, yaya geçişini engelleyecek şekilde yayılmaz veya yapsa da tekrar yapmayacağı şekilde maddi ceza alacağını bilir.

Son olarak, bu icraatın ve yapılanların tamamen kurallara, belediye nizamnamelerine uygun olduğunu söyleyeceklere bir sözüm var.
Ben siz okuyucuya, masa kaldırma operasyonlarını takiben Beyoğlu’nda sokak çalgıcılarına karşı yürüttükleri sert tedbirleri hatırlatmak isterim.

O dönemde, sokaklarda müzik yapan amatör sanatçıların çalgıları zorla toplanıp, kamyonlarla depolara atılmıştı. İşte bunu yapanların yaptıklarının insanların yaşam tarzına müdahale amaçlı değil de, nizamnameler gereği yapıldığı iddiasına nasıl inanırız? Bir sokak çalgıcısının nameleriyle hayata biraz güzellik katmasının ne zararı olabilirdi ki?

Yok,Türkiye’nin, Doğusundaki bazı ülkelere benzeme yolunda olduğunu söylemeyeceğim. Ama hepimiz biliyoruz ki, Doğu’dan Batı’ya, Kuzeyden Güney’e, hiçbir ülkede bu sokak çalgıcılarına böyle davranılmaz.

O ülkelerde hangi mantıkla onların vergi dairelerine kaydolup gitar çantalarına atılan birkaç paranın vergisini vermeleri beklenir ki?

Sokakta müzik yapmak için, başka hangi ülkede belediyeden izin almak gerekmektedir bilemiyorum!
Diğerlerine biraz güleryüz, hoşgörü ve anlayış lütfen.


Cengiz ÖZDER
27.09.2011

Facebook ta paylaş


Yazarın Tüm Yazıları...  -   Yazar'a mesaj yaz  -   Yorum Yaz 





 

Yorum Yaz

 

Tavsiye Et

Okuyucu Yorumları


 

SanatsalHaber Basın Konseyi üyesi olup Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. SanatsalHaber'de yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede yayınlanan yazı ve fotoğrafların her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Copyright © 2008-2015 SanatsalHaber.com.