Anasayfam Yap | Künye | İletişim | Reklam

    Anasayfa

   Resim - Fotoğraf

    Sahne Sanatları
    Müzik - Konser
    Sinema - Tv
    Kültür - Edebiyat
    Tarih - Arkeoloji
    Tasarım - Mimari
    İnsan - Polemik
  ●  Bizden Haber
  ●  Yazarlar
  ●  Yasal Uyarı
  ●  Linkler

 

Bizi Facebook'tan Takip edin Bizi Twitter'den takip edin

 

Üye / Yazar Girişi

 Kullanıcı :

 Parola   :

  Kayıt Ol

 

 

Kuzgunun Rüyaları

ŞEHİR TİYATROLARI
İSTANBUL DEVLET TİYATROSU

  


 

 

 

 

 

 

PAMUKKALE ( HIERAPOLIS ) TRAVERTENLERİ

Merhaba sevgili okurlarım..

Bu yazımda sizlere dünyada eşi olmayan bir yerden ‘Pamukkale’den bahsedeceğim. Bayram tatili dolayısıyla gezerken aklıma gelip kaleme aldığım muhteşem bir yer.. Bu vesileyle bayramınızı kutlarım…

Yeryüzünün doğal güzelliklerinden payını düşeni fazlasıyla alan Pamukkale, doğal kaynaklar açısından da çok şanslı bir coğrafyada yer alıyor. Pamukkale, her geçen gün daha fazla ilgi gören ve umut bağlanan termal turizm merkezleri açısından çok zengin kaynaklara sahip Pamukkale'yi iki ayrı açıdan gezmek lazım. İlki, o meşhur, herkesin bildiği travertenlerin Pamukkale'si, diğer antik Hierapolis kenti. Bu iki kesim iç içe geçmiş olarak varlığını sürdürüyor.

Denizli’ye 22 km. uzaklıktaki Hierapolis (Pamukkale), yeraltından fışkıran sıcak su kaynaklarının oluşturduğu etkileyici travertenlerinin ve şelalelerinin yanı sıra, Roma ve Bizans dönemi arkeolojik kalıntılarıyla önemli bir yerleşimimizdir. Bergama Kralı II. Eumenes tarafından M.Ö. 197 yılında kurulan, adını da Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan alan Hierapolis, aynı zamanda “kutsal kent” olarak anılıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden St. Philip’in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması, Hierapolis’in inanç turizmi açısından da öne çıkmasını sağlıyor.

Çökelez Dağı’nın güney eteğinde yer alan ve kalsiyum oksitli kaynak sularının birikimiyle oluşan pamuk beyazlığındaki plato, etkileyici bir görünüme sahiptir. Kalsiyum tuzları ve karbondioksit gazı içeren 35° sıcaklıktaki termal suyunun, yüzyıllardan beri çeşitli hastalıkları iyileştirici etkisine inanılmış ve şifa arayan insanların en önemli uğrak yerlerinden biri olmuştur. Bu ilgi, kaynakların etrafında Hierapolis adıyla bir yerleşimin oluşmasına neden olmuştur.

Pamukkale ( Hierapolis ) Travertenleri Tarihi

Denizli ilinin 18 km kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin Arkeoloji literatüründe "Holy City" yani Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen birçok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır. Kentin hangi eski coğrafi bölgede yer aldığı tartışılır. Hierapolis, coğrafi konumu ile kendisini çevreleyen çeşitli tarihi bölgeler arasında yer almaktadır. Aziz Paulos, kentin Frigya yakınında, güneybatıda ve Karia sınırına yakın olduğundan bahseder, ayrıca Colossae kentinin de kuzeybatısında olduğunu söyler.

Strabon ile Ptolemaeus ise verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolis'in de Frigya kenti olduğunu ileri sürerler. Bizanslı Stephanus ise kentin Lidya ile Frigya bölgeleri arasında zengin sıcak su kaynakları ile tanındığından söze eder. Antik kaynaklarda, kentin Helenistik dönem öncesi adı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.

Kentin kuruluşu hakkındaki bilgilerin kısıtlı olmasına karsın; Bergama Kralları'ndan II. Eumenes tarafından MÖ II. yüzyılda kurulduğu ve Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un karısı Hiera'dan dolayı Hierapolis adını aldığı bilinmektedir. Hierapolis, Roma İmparatoru Tiberius dönemindeki (MS 17) büyük depreme değin, Helenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür.

Deprem kuşağı üzerinde bulunan kent, Tiberius dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve yenilenmiştir. Üst üste yaşadığı depremlerden sonra kent, tüm Helenistik niteliğini kaybetmiş, tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır.
Hierapolis Roma döneminden sonra Bizans döneminde de çok önemli bir merkez olmuştur. MS IV. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması, MS 80 yıllarında Hz. İsa'nın havarilerinden olan Aziz Philip'in burada öldürülmesi nedeniyledir.

Hierapolis XII. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçer. Daha sonra tekrar Bizanslılar tarafından geri alınır. XIII. yüzyıldan sonra kentin ıskan gördüğüne ilişkin herhangi bir bilgi yoktur.
Bizans sürecinde piskoposluk merkezi olan kentte, erken Hıristiyanlık dönemine ait yapılar, özellikle de Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Philip için yapılan martyrium, Pamukkale’ye günümüzde de süren yoğun ilginin bir başka yönünü temsil etmektedir.
Hierapolis’in ilk tanıtımları, J. Spon, G. Wheler, R. Pococke, R. Chandler, L. de Laborde ve Ch. Texier gibi İngiliz ve Fransız seyyahları tarafından yapılmıştır.

19. yüzyıl sonlarında ilk kazılar Alman arkeoloji heyetinden C. Humann, C. Cıchorius, W. Judeich ve F. Winter tarafından yapılmış ve 1898 yılında yayımlanmıştır. 1957 yılında, Paolo Verzone başkanlığındaki İtalyan heyetince bilimsel kazılara ve restorasyon çalışmalarına başlanmıştır; benzeri çalışmalar günümüzde de Daria de Bernardi Ferrero başkanlığındaki İtalyan heyeti tarafından sürdürülmektedir.


Asım BİLGİLİ
23.09.2009

Facebook ta paylaş


Yazarın Tüm Yazıları...  -   Yazar'a mesaj yaz  -   Yorum Yaz 



 

Yorum Yaz

 

Tavsiye Et

Okuyucu Yorumları


 

SanatsalHaber Basın Konseyi üyesi olup Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. SanatsalHaber'de yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede yayınlanan yazı ve fotoğrafların her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Copyright © 2008-2021 SanatsalHaber.com.