Anasayfam Yap | Favorilere Ekle | Künye | İletişim | Reklam

    Anasayfa

   Resim - Fotoğraf

    Sahne Sanatları
    Müzik - Konser
    Sinema - Tv
    Kültür - Edebiyat
    Tarih - Arkeoloji
    Tasarım - Mimari
    İnsan - Polemik
  ●  Bizden Haber
  ●  Yazarlar
  ●  Yasal Uyarı
  ●  Linkler

 

Bizi Facebook'tan Takip edin Bizi Twitter'den takip edin

 

Üye / Yazar Girişi

 Kullanıcı :

 Parola   :

  Kayıt Ol

 

 

Kuzgunun Rüyaları

ŞEHİR TİYATROLARI
İSTANBUL DEVLET TİYATROSU

  


 

 

 

 

 

 

İSTANBUL’DA BİR MÜZE, MİLLİ SARAYLAR RESİM MÜZESİ

Okuyucunun farkında olduğu gibi, büyük şehirlerin ruhunun belkemiği, güzel sanatlar müzeleridir. Bir Louvre olmadan Paris, Hermitage müzesi olmadan San Petersburg, Prado olmadan Madrid, National Gallery olmadan Londra ne kadar sönük ve zayıf olurdu, bir düşünsenize! İşte bu cümleden, İstanbul yeni bir resim müzesine daha kavuştu. Dolmabahçe sarayının Beşiktaş iskelesine yakın ucundaki eski veliaht dairesi Milli Saraylar resim müzesi olarak düzenlenip, Türkiye’nin kültür sanat envanterine dahil edilmiş ve çok da iyi olmuş. Gerçi onyıllar öncesinden beri bu mekanda Devlet Resim ve Heykel müzesi bulunmaktaydı ama ortam, bugün olduğu gibi resimlerin korunmasına uygun değildi. Yaklaşık 25 sene öncesi son ziyaretimi hatırlıyorum, sızdırmazlığı bozuk pencere aralıklarından gelen nemli soğuk boğaz rüzgarı, ağır tarihi perdeleri hafif hafif kabartıyordu! (Belki o zamanın imkanları daha kısıtlı idi.)

Resim müzesindeki resimler Osmanlı döneminin saray koleksiyonundan. Osmanlının son dönemde Batılılaşmasına ve evrensel kültüre yaklaşmasına paralel olarak, saray o zamanlardan beri resim toplamaya başlamış, saray ressamları tutarak resim üretilmesine ön ayak olmuş. Anladığımız kadarıyla o dönemde de resimlerin toplandığı yer, veliaht dairesiymiş. Tanzimat sonrası özgürlüğün etkisi ile veliahtlar resime ilgi duymuşlar, resim toplamışlar.

Müzenin düzeni temasına uygun olarak 11 bölümde toplanmış. Giriş Osman Nuri Paşa, Şeker Ahmet Paşa, Halil paşa gibi sanata yatkın asker kökenli padişah yaverlerin eserleri ile başlıyor. Onlar Osmanlı da resimin öncüleri.Osmanlının askeri ve sosyal alanda değişiminin, çağdaşlaşmasının takip edildiği bölümü, saray ressamları eserleri salonu takip ediyor. Stanislaw Chlebowski, Luigi Aquarone ve gerçekçi üslubu ile herkesin tanıdığı Fausto Zonaro resimlerinin toplandığı bölüm,bu sanatına yeni olan izleyiciyi resim sanatını sevdirecek tarzda. Daha da popüler bir akımın eserleri ise, Doğuyu aslında gerçek olmayan romantik bir gözle resimleyen Oryantalist ressamlar salonunda. Üst katta ara koridorda iki ayrı ressamın birbirinin kopyası resimleri görülmeli. Bu örnek aslında Oryantalistlerin Ortadoğu coğrafyasını görmeden hayallerindeki Doğuyu resmettiklerini düşündürüyor.

Goupil Galerisi resimleri bölümünde ise, Batıya açık padişah Sultan Abdülaziz’in Paris Goupil galerisinden bolca resim satın alarak oluşturduğu bir koleksiyon sergileniyor. Çok daha iyi resimler seçebilirmiş şeklinde görüşler olmasına rağmen, güzel bir koleksiyon. Bir diğer ilgi çekici koleksiyon ise Osmanlı coğrafyasını çokça dolaşıp resimlemiş olan Ayvazovski resimleri. Ressamın ünlü resimleri burada.

Türk ressamlarından ise Osman Hamdi Bey, Abdülmecit Efendi, Hoca Ali Rıza, Şevket Dağ, İbrahim Çallı, Hikmet Onat resimleri görülebilir. Portreler, Tarihi konulu kompozisyonlar ve sarayın beğenisi manzara tabloları çeşitli salonlarda ve üst kattaki büyük salonda. Aslında bu salon Avrupa’da müzelerde gördüğümüz gibi, küçük oda müziği konserlerine ev sahipliği yapmaya müsait bir salon. Yıllar önce Kopenhag müzesinde bir Pazar sabahı izlediğim Barok müzik konserini unutamam. İşte bu salonda, o kocaman avizenin altında duvarlardaki resimlere bakarak konser izlemek ne güzel bir kültür sanat aktivitesi olurdu?Eminim gelecekte böyle bir güzellik düşünülür!(Kış sezonunda,Deniz müzesi ve Arkeoloji müzesi-bu yaz opera festivalinde bir oyuna ev sahipliği yapıyor- bu uygulamayı yapıyor!Ah bir de yaz döneminde, açık havada yapmayı deneseler keşke!)

Müze güzel, ülkenin kültür sanat birikimine ait önemli bir unsur. Yabancı turistler burayı keşfedip gezmeye başlamışlar, turizm açısından değeri yüksek yani.
Ayrıca müze girişi öğrencilere sadece 5 TL, 65 yaş üzeri ücretsiz. Yani gelin görün, gezin diyorlar.Ama hiç noksanı yok mu, var tabii. Örneğin bir internet sayfası yok. Sonra bu makale için, görsel veri talep ettiğimde, TBMM Milli Saraylar Gnl. Md.ne dilekçe ile başvurup alabileceğimi söyledi kibar yönetici hanım. Herşey bir anda olmuyor ama devir,bilginin özgürce ulaşılabildiği bir devir!

Son olarak bu müzenin elinde bu sergilenenden çok daha fazla resim olduğunu, saray temasına uymadığı için sergilenmediğini tahmin ediyorum. Uzun yıllar önce müzeyi gezdiğimde çok daha farklı resimler görmüştüm. Saklama koşulları düzelince sanırım çok sayıda kıymetli resimleri sergiye çıkarmışlar ama bir bölümü de depoya kalkmış olmalı. Benim o dönemden hatırladığım bir tablo var. Anonim, yani ressamı bilinmeyen klasik dönem öncesi üslupta, Felemenk ülkesinde bir kar manzarası, kar eğlencesi konulu bir resim vardı ki, insan çizimlerinin tarzından; o resmin anonim değil de, ünlü ressam ihtiyar Bruegel eseri olduğunu düşündürmüştü. Keşke o resim tekrar sergilense de, sanat tarihçilerinin dikkatini çekse!


Cengiz ÖZDER
21.06.2018

Facebook ta paylaş


Yazarın Tüm Yazıları...  -   Yazar'a mesaj yaz  -   Yorum Yaz 





 

Yorum Yaz

 

Tavsiye Et

Okuyucu Yorumları


 

SanatsalHaber Basın Konseyi üyesi olup Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. SanatsalHaber'de yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede yayınlanan yazı ve fotoğrafların her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Copyright © 2008-2015 SanatsalHaber.com.